Cumhuriyet Lisesinin İlk Millileri
Hala öyle midir bilemiyorum ama bizim zamanımızda (yaşlandım mı ne) lisemizin spor alanında en büyük başarıları hentbolden gelirdi. Türkiye çapında çeşitli derecelerimiz vardı. Branş olarak sadece hentbol ve atletizm takımımız vardı.
En popüler sporda bir takımımızın olmaması bize garip geliyordu. Sahi, her alanda Denizli Lisesi ile yarışan bir lisenin niye bir futbol takımı yoktu, kurulmamıştı? Endüstri Meslek ve Ticaret liselerinin bile futbol takımı varken bizim niye yoktu ki?
Bu işe kimler önayak oldu bilmiyorum. Büyük ihtimalle Mustafa Gürsoy ve Ali Doğru, Fatih Hoca’nın (evet bizim de bir zamanlar Fatih Hocamız vardı) aklını çelmiş olabilir. Cumhuriyet Lisesinin de bir futbol takımı olmasına karar vermişler. İyi güzel… Kimler oynayacak bu takımda? Resmi olarak bir seçme yapılması lazım.
Okulda duyurular yapıldı, duyduk duymadık denilmesin dendi. Herkes seçmelere çağrıldı. Yer, Belediyespor’un Çamlık’taki sahası. Aslında takım çoktan belliydi. Ali ile Mustafa (yalanım varsa söylesinler) kadroyu çoktan belirlemiş, Fatih Hoca’nın onayına sunmuştu. Sadece kalecide sorun yaşıyorduk. Mustafa isminde başka bir arkadaş çok iyi kaleciydi. Kedi gibiydi, kolay kolay gol yemezdi. Amaaa..?
Ama yaşı izin verilenden bir yaş büyüktü. Eeee…n’olucak? Yeni bir kaleci bulmak gerekiyor. Yapılan “seçmede” bir kaç topu kurtaran birisini kaleci yapmaya karar verdiler. Seçilen çocuğun o zamana kadar eline kaleci eldiveni geçirmediği kesin. Bunun yanında direği olan bir kaleyi savunup savunmadığından da şüpheliyim. O gün şanslı günüymüş (!). Takımımızdaki tek yabancı oyuncu bu kaleciydi. Diğer kalan herkes kankigillerden. Tanıyoruz birbirimizi. Bir de Denizlispor’un genç takımında oynayan santroforumuz var. Onunla pek muhabbetimiz yok ama olsun. Adam koskoca Denizlispor’un genç takımının santroforu ! Ali Doğru da Sarayköyspor’da oynuyor. Bizdeki hava kimsede yok. Hele hele kırmızı-beyaz formalarımız geldiği zaman yere göğe sığamadık. Okul sadece formayı veriyor, ayakkabıyı herkes kendi getirecek ama olsun.
“Milli takımımızın” genel koordinatörü ve teknik direktörü Fatih Hoca ama kendisinin bize herhangi bir teknik ve taktik talimatı olmuyordu. Biz kendi aramızda önceden gazozuna oynadığımız şekilde “antrenmanlar” yapıyoruz. Nasıl bir taktikle oynayacağız, ofsayt taktiği (o ne ki) uygulanacak mı.. Konuşulmuyor.
Neyse kuralar çekildi. Geçmiş zaman, unutmuş olabilirim. İlk maçımız Ticaret Lisesi ile. Yer, Şemikler (Bildiğim kadarı ile şimdiki ismi Haluk Ulusoy Tesisleri).
Maç günü geldi. Hava ayaz. O soğukta şortla nasıl sahaya çıkılacak sorusunun önüne geçen başka bir soru var; Şemikler’e nasıl gidilecek? Çünkü “kulubümüzün” bize tahsis ettiği ve etmeyi düşündüğü en azından bir minibüs yok.
Öğretmenlerimizden birinin steyşın (station diye mi yazmalıydı) arabasına güveniliyormuş. 11 kişilik asıl takım, aartııı yedekler ve üstüne üstlük “teknik heyet” bu arabaya nasıl sığar çözün bakalım.
Sonuçta arabaya dört sefer yaptırılarak bu sorun halledildi. Ne demeye otogarda bekleşen onlarca otobüsten,minibüsten,midibüsten birisine para kaptırılacak ! Zaten sporcu dediğin adam rahatça eğilip bükülür, büzüşür.
Şemikler Stadı o zamanlar toprak bir saha ama o gün bizim için dünyanın en büyük stadıydı. Koskoca Cumhuriyet Lisesi futbol takımı ilk defa resmi bir amaça çıkıyor. Bununla kesinlikle dalga geçmiyorum. Her ne olursa olsun o gün sahaya çıkan takım, bu lisenin ilk milli takımıdır. Futbol açısından diyorum; hentbolcü kardeşlerim bozulmasın lütfen. Maalesef o takımda ben yoktum. Çünkü benim 15 numara giymem gerektiğine çok önceden karar verilmişti.
Hatırladığım kadarı ile Münir ve Mahir ikiz kardeşler, Mustafa Gürsoy, Ali Doğru, Ali Altıner, Turgay vardı ilk çıkanlarda. Hatırlamadığım diğer arkadaşlar kusura bakmasın lütfen. 40. yaşa merdiven dayamışız, aradan 20 yıldan fazla zaman geçmiş…vallahi kusura bakmayınız zor iş.
Bizimkiler sahaya çıktılar. Aynen televizyondaki gibi tribünlere üç kere “sağol” çektiler. Bu tarihi maça seyirci desteğimiz olmadan başladık. Taktik? Haa o mu? Bildiğimiz gibi oynuyor arkadaşlar. Fatih Hoca, müdahale edip konsantrasyonlarını bozmak istemedi herhalde
Popularity: 7% [?]
